Gaziantep’te 207 üniversite öğrencisinin, Hizmet Hareketi cemaatine yakın olduğu belirtilen anne, baba, kardeş, amca ve teyzeleri üzerinden fişlendiği ortaya çıktı. Bazı öğrencilerin, haklarında herhangi bir işlem bulunmamasına rağmen yalnızca aile bağları nedeniyle incelemeye alındığı belirtildi.
ordic Monitor’un ulaştığı polis kayıtlarında, çoğu 20’li yaşlarının başında olan 207 üniversite öğrencisinin anne, baba, kardeş, amca ve teyzeleri hakkında Gülen cemaati soruşturmaları veya KHK işlemleri bulunup bulunmadığına göre fişlendiği ortaya çıktı. Bazı öğrencilerin dosyalarında kendileri hakkında herhangi bir işlem bulunmadığı halde yalnızca yakınlarının geçmişte soruşturulması veya kamu görevinden çıkarılması kayda geçirildi.
Nordic Monitor yazarı Abdullah Bozkurt’un haberine göre, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan gizli kayıtlarda 207 üniversite öğrencisinin aile bağları ayrıntılı şekilde incelendi.
23 Mayıs 2025’te Gaziantep Emniyet Müdürü Mehmet Teltik imzasıyla savcılığa gönderildiği belirtilen belgede; öğrencilerin anne, baba, kardeş, amca ve teyzelerinin Gülen cemaatiyle bağlantılı oldukları iddiasıyla daha önce soruşturulup soruşturulmadıkları, yargılanıp yargılanmadıkları, kamu görevinden çıkarılıp çıkarılmadıkları veya idari işleme tabi tutulup tutulmadıkları kaydedildi.
ÖĞRENCİNİN KAYDI YOK, BABASININ VAR
262 sayfalık polis soruşturma dosyasının bir parçası olduğu belirtilen listede, bazı öğrenciler hakkında doğrudan herhangi bir olumsuz kayıt bulunmamasına rağmen yakınlarına ilişkin bilgilerin öğrencinin profiline eklendiği görüldü.
Nordic Monitor’un aktardığı örneklerde, 21 yaşındaki bir bilgisayar mühendisliği öğrencisinin kardeşi hakkında polis veya adli işlem bulunması; 20 yaşındaki bir hukuk öğrencisinin polis olan babasının tasfiye edilmiş olması nedeniyle kayda alındığı belirtildi.
22 yaşındaki bir gastronomi öğrencisinin babası hakkında işlem yapılması, 24 yaşındaki endüstriyel tasarım mühendisliği öğrencisinin hayatını kaybeden babasının daha önce tasfiye edilmiş olması ve 25 yaşındaki bir inşaat mühendisliği öğrencisinin teyzesinin resmi bir işleme tabi tutulması da öğrenci devlet kayıtlarına girdi.
Belgelerde böylece öğrencilerin yalnızca kendi haklarındaki kayıtların değil, aile bireylerine yönelik soruşturma, kovuşturma ve idari işlemlerin de güvenlik değerlendirmesinin bir parçası haline getirildiği görülüyor.
BALKAN GEZİLERİ DE DOSYAYA GİRDİ
Dosyada öğrencilerin Kuzey Makedonya, Bosna Hersek ve Arnavutluk’a yaptıkları kısa süreli seyahatlerin de incelendiği belirtildi.
Habere göre, Kuzey Makedonya’daki Matka Kanyonu’nu gezen üç kadın öğrencinin fotoğrafı da soruşturma dosyasına konuldu. Nordic Monitor, fotoğrafta suç teşkil eden veya örgütsel bir faaliyete işaret eden herhangi bir unsur görülmediğini belirtti.
Bazı öğrencilerin ise kendileri veya aileleri hakkında olumsuz bir kayıt bulunmadığı halde, daha önce fişlenen öğrencilerle benzer tarihlerde aynı yerlere seyahat etmeleri nedeniyle incelemeye dahil edildiği kaydedildi.
BM DE ÖĞRENCİLERE YÖNELİK OPERASYONLARA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
BM özel raportörleri ve çalışma grupları tarafından Türkiye’ye 8 Ekim 2025’te gönderilen yazıda da 6 Mayıs 2025’te 47 ilde gerçekleştirilen operasyonda 208 kişinin gözaltına alındığı, gözaltına alınanların önemli bölümünün kadın üniversite öğrencileri veya reşit olmayan kişiler olduğu belirtilmişti.
BM uzmanları, ailevi veya sosyal bağların yanı sıra normal şartlarda hukuka uygun olan sosyal faaliyetlerin terör soruşturmalarında suç unsuru olarak kullanılmasına ilişkin kaygılarını Türkiye’ye iletmişti.

UFUK YEŞİL: “SUÇLARIN SÜLALELİĞİNİN BELGESİ”
Hukukçu Ufuk Yeşil de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede ortaya çıkan kayıtların “suç ve cezaların şahsiliği” ilkesi açısından ciddi sorunlar doğurduğunu savundu.
Yeşil, Anayasa’nın 38. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinde ceza sorumluluğunun şahsi olduğunun düzenlendiğini hatırlatarak, öğrencilerin anne, baba veya kardeşlerine ilişkin kayıtların soruşturma evraklarına dahil edilmesine tepki gösterdi.Yeşil, özellikle henüz 18-20’li yaşlarında olan kişiler hakkında “işlem kaydı yok” denildikten sonra anne, baba veya kardeşlerine ilişkin kayıtların sıralanmasını eleştirerek, kişilerin aile fertlerinin eylemleri nedeniyle şüpheli hale getirilemeyeceğini belirtti.
BM mekanizmalarının “ilişki yoluyla suçluluk” uygulamalarına ilişkin daha önceki uyarılarına da işaret eden Yeşil, ceza sorumluluğunun kişinin kendi eylemleri üzerinden bireyselleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yeşil paylaşımında, “TCK sizden bu çocukların anne-babalarının kim olduğunu mu, suçun unsurlarının nasıl oluştuğunu mu ortaya koymanızı istiyor?” sözleriyle öğrencilerin aile bağlarının soruşturma materyali haline getirilmesine tepki gösterdi













