Havuz medyasının yıllardır Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerinden Hizmet Hareketi’ne yönelik sürdürdüğü iftira ve karalama kampanyası devam ederken, yanlış koordinatları veren AKP’li Şirin Ünal’ın neden soruşturma kapsamında olmadığı tartışılıyor.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopterin ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında ekiplerin yanlış koordinatlarla enkazdan kilometrelerce uzağa yönlendirildiği yeniden soruşturmanın merkezine girdi. Dönemin Genelkurmay Komuta Kontrol Daire Başkanı, emekli Tümgeneral ve daha sonra AKP milletvekili olan Şirin Ünal’ın başında bulunduğu kriz merkezinden aktarıldığı belirtilen koordinatlar tartışılırken, 25 Eylül operasyonunda 47 kişi hakkında işlem başlatıldı, 33 kişi gözaltına alındı. Savcılık da arama-kurtarma faaliyetlerinin yanlış yönlendirilmesini araştırdığını resmen açıkladı.
Asıl çarpıcı soru ise hâlâ cevapsız: Yanlış koordinatlar doğrultusunda sahaya çıkan asker, jandarma, emniyet ve teknik personel soruşturulurken, koordinasyon zincirinin üst kademesindeki Şirin Ünal neden soruşturmanın dışında? İktidar ve havuz medyasının yıllardır Hizmet Hareketi’ni Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilişkilendiren suçlamaları sürerken, son operasyon emir-komuta zincirinin tamamının neden aynı şekilde mercek altına alınmadığı tartışmasını yeniden alevlendirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce olayın Hizmet Hareketi bağlantılı olduğuna dair “çok ciddi deliller” bulunduğunu ileri sürmüştü.
ARAMA-KURTARMA ZİNCİRİNİN BAŞINDAKİ KRİTİK İSİM
Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin 25 Mart 2009’da düşmesinin ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekât Kriz Merkezi kritik rol üstlendi. Başbakanlık Kriz Merkezi’nden gelen bilgiler bu merkez üzerinden sahadaki birimlere aktarıldı.
O tarihte Genelkurmay Komuta Kontrol Daire Başkanlığı görevini Hava Pilot Tümgeneral Şirin Ünal yürütüyordu. Dosyaya ilişkin çalışmalarda, yanlış koordinatların Genelkurmay’daki kriz merkezi üzerinden Kahramanmaraş’taki arama birimlerine aktarıldığı ve ekiplerin gerçek enkaz bölgesinden kilometrelerce uzağa yöneldiği ortaya çıktı.
SAHAY GİDENLERİN SUÇU NE?
Dosyadaki tartışmaların merkezinde, doğruluğu teyit edilmeden arama ekiplerine aktarıldığı ileri sürülen koordinatlar bulunuyor. Arama-kurtarma ekiplerinin bir bölümü bu bilgiler üzerine Kurucaova çevresine yöneldi. Enkaz ise daha sonra Keş Dağı bölgesinde bulundu.
Soruşturma kapsamında yıllar içinde sahada görev yapan askerler, jandarma personeli, emniyet görevlileri ve teknik personel hakkında işlemler yapıldı. Bazı isimler yargılandı, bazıları hakkında soruşturma açıldı.
PEKİ ŞİRİN ÜNAL NEDEN DOSYADA YOK?
Bugünkü operasyonun kapsamı bu noktada yeni bir soruyu beraberinde getirdi. Savcılık doğrudan arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesini araştırırken, arama sürecinin Genelkurmay’daki komuta ve koordinasyon merkezinin başındaki Şirin Ünal hakkında adli işlem bulunmuyor.
Bu durum özellikle dikkat çekiyor. Çünkü soruşturmanın önceki aşamalarında sahada görev yapan veya bilgi zincirinin daha alt kademelerinde bulunan hiçbir sorumluluğu olmayan ve sadece emirleri yerine getiren çok sayıda isim hakkında işlem yapıldı.Buna karşılık yanlış koordinatların aktarıldığı üst düzey merkezin komuta kademesinin sorumluluğunun hangi ölçüde incelendiği kamuoyuna açıklanmadı.
2010’DA EMEKLİ OLDU, AKP’DEN MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ
Şirin Ünal, 2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli oldu. Bir yıl sonra AKP’den siyasete girdi ve İstanbul milletvekili seçildi. Ünal daha sonra 24, 25, 26 ve 27. dönemlerde TBMM’de görev yaptı.
Ünal, milletvekilliği döneminde Milli Savunma Komisyonu Başkanvekilliği, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği ve NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu üyeliği gibi görevlerde bulundu.
Ancak soruşturmanın bugün ulaştığı kapsam, Ünal’ın dosyadaki rolünün neden ayrıntılı biçimde incelenmediği sorusunu daha önemli hale getiriyor. Arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesini soruşturan savcılığın, talimat ve koordinasyon zincirinin en üst kademelerinden birinde bulunan Ünal’ın sorumluluğunu araştırıp araştırmadığı bilinmiyor.
17 YIL SONRA CEVAP BEKLEYEN SORU
Bugünkü operasyonun ardından soru artık daha açık: Arama-kurtarma faaliyetlerinin yanlış yönlendirilmesini araştıran savcılık, emir ve koordinasyon zincirinin tamamını mı inceliyor, yoksa soruşturma belirli kademelerde mi kalıyor?
Şirin Ünal’ın adı bu nedenle dosyanın kritik başlıklarından biri haline geliyor. Ünal’ın 2009’daki görevi, Genelkurmay kriz merkezinin arama-kurtarma çalışmalarındaki rolü ve daha sonra AKP milletvekili olması birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma makamlarının Ünal hakkındaki tutumunu açıklaması dosyadaki önemli boşluklardan birini giderebilir.













