• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

ÇOCUKLARI İHTİYARLATAN GÜNLER

2017/11/10
in Genel Gündem, KONUK YORUM
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

EMİNE EROĞLU-TR724.COM

Betül Seda Özcan’ın tertemiz hatırasına…Bediüzzaman, Müzemmil Suresi, on yedinci ayetteki “çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek bir gün” ifadesini hatırlatarak, “Harb-i Umumîyi gören ihtiyardır.” der.

Bunu söylerken henüz kırklı yaşlarındadır. Fakat Rus esareti ile şartlar o denli ağırlaşmıştır ki, kendini seksen yaşında hisseder.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…

Tehciri gördü, tenkili yaşadı: Gazeteci Haşim Söylemez’le “ötekiler”in izinde…

Ona göre, herkesin bu dünyada “biricik” yaratılmış olmasından kaynaklanan özel, koca bir dünyası vardır. Aile ve toplumsal bağlar, sevgi, şefkat, ihtiyaç gibi sebeplerle birbirinin içine girmiş dünyalardır bunlar. Fakat herkesin hususi dünyasının direği, kendi hayatıdır. Ne vakit birileri o direği yıksalar hususi dünyamız çöker, kıyametimiz kopar.

MAĞDUR HİKÂYELERİ

Zannediyorum her gün bir yenisini yaşadığımız, onlarcasını okuyup dinlediğimiz, iliklerimize kadar işleyen mağdur hikâyelerinin “yaşlandırmadığı” bir ehl-i vicdan kalmamıştır.

Mağduriyetlerden biri bile insanın belini bükecek, saçlarına ak düşürecek kadar dehşetliyken binlercesine şahitlik ediyoruz.

Biliyoruz ki, hikâyeleri bize ulaşanlardan daha çok ulaşmayanlar var.

Mahpusların mahkemelerde kendi eşleri, anne baba önünde anlatamadıkları hikâyeler.

Kelimelere dökülemediği için ruhlarda iz bırakan çocuk hikâyeleri, sâmit infiallerle (suskun kabullenişlerle) geçiştirilen hasta hikâyeleri, ölürsek unutabileceğimiz lohusa kadın, emzikli anne hikâyeleri…

Ölmemek, sağlığımızı yitirmemek, yana yana kül olmamak için dinlemekten ve anlatmaktan kaçındığımız işkence ve taciz hikâyeleri.

Bir kelime ile bile olsun kalplerini kırmaktan sakındığımız muhteremlerin dünyalarını başlarına yıkan, bastıkları toprağı gözlerimize sürme diye çekeceğimiz azizelerin kıyametlerini koparan mazlumiyet hikâyeleri…

Doğum tarihlerimizin hükmü yok artık.

Hükmü yok çocukluğumuzun, gençliğimizin.

Değil mi ki, demir parmaklıkların arkasından bakıyoruz dünyaya.

Yüreğimizdeki acıyla uyuyup uyanıyoruz.

Hepimiz ihtiyarız…

ASHAB-I UHDUT

Kur’an’ın bize Uhdut ashabını yer, zaman ve fâillerini belirtmeden anlatmasının sebebi, benzer mağduriyetlerin tüm asırlarda yaşanabileceğine dikkat çekmek olsa gerek.

Sahabe-i Kiram Efendilerimiz de, gördükleri işkence ve zulümleri Buruc Suresi’nin satırları üzerinden geçerek anlamlandırmışlardı.

“Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de sonra tövbe etmeyen” (Buruc,10) Ashab-ı Uhdud’un hikâyesinin üzerinden…

Dönemin zalim muktediri, tekili “hadd”, çoğulu “uhdûd” olarak adlandırılan uzunlamasına ve derin hendekler, çukurlar, kanallar kazdırmış ve içlerine büyük ateşler yaktırmıştı.

Allah’a inananları kendi sapık anlayışına döndürmek için eziyet ederdi. Allah’a imanda ısrar edenleri işkenceden geçirtir, sonra da ateşe attırırdı.

Zalim ve çevresi, insanlıktan öylesine uzaklaşmışlardı ki, hendeğin etrafına oturur, bu vahşeti zevkle seyrederlerdi.

Ashâb-ı Uhdûd, inananları ateş dolu hendeklere atıp cayır cayır yakarken, biri kucağında, ikisi de eteklerinden tutmuş üç çocuklu bir kadının getirildiği ve dininden dönmezse çocuklarıyla beraber ateşe atılmakla karşı karşıya bırakıldığı da rivayet edilir.

Kahraman kadın, imanı uğruna çocuklarıyla birlikte ölümü çoktan göze almıştır. İşkencelere rağmen dinini terk etmez. Bunun üzerine önce büyük çocuğu, sonra diğeri gözlerinin önünde ateşe atılır.

Yüreği parçalanan anne, gözyaşı yerine yanaklarından kan akıtır ama ilahi rızayı kazanmak uğruna sabreder.

Sıra kendisine geldiğinde bir an tereddüt yaşar. Kucağındaki masum yavrusunu düşünür. Annenin halinde imandan gelen bir vakar, metanet ve sükûnet vardır. Fakat içinden kopan feryat, Arş-ı Ala’yı titretir.

İşte o zaman Cenâb-ı Hakk kundaktaki bebeği konuşturur:

“Sabret anneciğim! Dininde sebat göster ve bırak kendini ateşe. Çünkü sen Hakk üzerinesin, Allah seninle beraber!..”

ATEŞİN BAŞINA OTURANLAR

Müminler affetseler de, dine ve imana dokunanların affolunmayacaklarını işaret edercesine Kur’an “kutile” sözüyle “Kahroldular, kahrolsunlar, canları çıksın, lanete uğrasınlar!” diyor o zalimler için.

Ashab-ı Uhdut da, o kahraman kadın da, anneleriyle birlikte ateşe atılan “etekteki çocuklar” da, “kundaktaki bebek” de birer prototip yalnızca. Zaman değişir, firavunlar ve işkence yöntemleri değişir. Ateşin başına oturanlar, yani “tuzak kuranlar” değişir. Ama zulüm sahnesi değişmez.

Gün gelir kurulan tuzağın adı “15 Temmuz Darbe tiyatrosu” olur. İftira kuyuları kazılır, kin ve nefret ateşleri tutuşturulur. Yüzbinlerce insan masumiyetlerine bakılmadan çoluk çocukları ile birlikte o ateşin içine atılır. Kuyular yeni iftiralarla derinleşir, ateş akla hayale gelmeyen zulümlerle harlanır. Hendek diğer ülkelere doğru uzatılır. Ateşin başında oturan seyirciler çoğalır…

Ve yine gözlerinden yaş yerine kan akıtan o yiğit kadınlar ateşe yürür. İçlerinden Arş-ı Âlâ’yı titretecek feryatlar kopar. Çocuklar şahitlik ettikleri acılarla yaşlanır.

İlahi beyanda şahid ile meşhuda (şahit olunana) kasem edilir (Buruc, 3).

Nefisler susar, vicdan burçlarında “kahrolası ashâb-ı Uhdut” ayeti yankılanır:

“Müslümanlara komplo kuranlar, işkence edenler, hapishane hapishane dolaştıranlar, ölmeden mezara koymaya uğraşanlar kahrolsunlar!”

Ve kahrolmuşlardır da… “Ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın hükmünden kaçamazlar. Zira Allah, ilmi ve kudretiyle onları arkalarından kuşatmıştır” (Buruc, 20).

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Manus sığınmacılarına destek devam ediyor: Göç ve Sınır Koruma Bakanlığı binası girişini barikat

SONRAKİ HABER

Ahmet Nesin: Erdoğan’ın darbecikcikleri ve donanma darbesinin resimli çizelgesi

BENZER HABERLER

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş
Genel Gündem

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Eylül 25, 2026
Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…
KONUK YORUM

Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…

Eylül 6, 2026
15 Temmuz’da cezaevi sürecini yaşadı: Gazeteci Haşin Söylemez vefat etti
KONUK YORUM

Tehciri gördü, tenkili yaşadı: Gazeteci Haşim Söylemez’le “ötekiler”in izinde…

Ağustos 23, 2026
İsviçre’de vefat: Toprağın bağrına düşen bir tohum daha…
KONUK YORUM

İsviçre’de vefat: Toprağın bağrına düşen bir tohum daha…

Ağustos 13, 2026
AİHM’in tarihi kararındaki isim Şaban Yasak: “55 ay hapis yattım, umudumu ve mücadeleyi bırakmadım, vazgeçmeyin
KONUK YORUM

AİHM’in Şaban Yasak kararına uyulursa ne olur?

Mayıs 10, 2026
Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi
KONUK YORUM

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Şubat 3, 2026
  • All
  • Manşet
Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında
Manşet

Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında

by adminzaman
Eylül 26, 2026
0

Havuz medyasının yıllardır Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerinden Hizmet Hareketi’ne yönelik sürdürdüğü iftira ve karalama kampanyası devam ederken, yanlış koordinatları veren...

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Eylül 26, 2026
KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

Eylül 26, 2026
Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Eylül 26, 2026
Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Eylül 26, 2026
Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Eylül 26, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM