• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

BİR KARDEŞLİK ÖYKÜSÜ

2018/01/12
in Genel Gündem, KONUK YORUM
2
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

EMİNE EROĞLU-TR724.COM

Bir kardeşlik öyküsü benim öyküm. Kardeşlerimin öykülerine nispeten sıradan, fakat bir “yan hikayecik” olarak onların öyküleri ile bir yerlerde birleşip bütünleşiyor.

Tarihe tanıklık etse de, tamamlanmak için zamanın hükmünü bekliyor.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…

Tehciri gördü, tenkili yaşadı: Gazeteci Haşim Söylemez’le “ötekiler”in izinde…

***

Pek çokları gibi, bir “darbe tiyatrosu” sonrasında, manen yeniden doğmak için sayısını bilmediğimiz kadar çok ölenlerdenim ben de…

Nefretten muhabbete, esaretten hürriyete, uzaktan yakına yolculuk ettim.

Her adımına, her nefesine şükürle mukabele ettim.

Daralmıştım, genişledim.

Varımı da, yoğumu da terk ettim.

Kargadan bile aptal “Kâbil”lerin galeyanından kaçarak hicret ettim…

O Kabiller ki, koca ülkede hiddet ve nefretlerini gömebilecek bir mezar bulamamışlardı da, bütün insani değerleri ayaklarının altına almışlığın şehvetiyle her yana saldırıyorlardı.

Aman Allah’ım! Aralarında daha dün aynı sofraya oturduklarım, rüyalarını yorduklarım, pişmanlıklarına, sadakat yeminlerine inandıklarım vardı.

Demir sopalarla zemine indirilmiş camların arasından topladım, fırlatılıp atılmış Kur’an-ı Kerim’imi, Kalbin Zümrüt Tepeleri’ni, Nakşî şeyhlerinin hayatını anlatan Hadâiku’l Verdiyye’yi. Genç bir ekiple birlikte nicedir planladığımız çocuk kitapları projelerini…

Annem babam, çoluk çocuğum yoktu. Ama benim yoktu. Ya olanlar… Birbirlerinden yırtılırcasına koparılıp götürülenler! Canı yakılan, kanı akıtılanlar? Bir komploya kurban edilenler?

Dayanılır gibi değildi.

Bizi himaye edebilecek herkes himayeye muhtaçtı artık.

Kendisine yönelen perakende hücumların toptan hücuma dönmesi üzerine Efendimiz’in (as) inkisar içinde, onu müşriklerin saldırılarından koruyan amcası Ebu Talib’in evine baktığı gibi bakıyorduk tarumar edilen hizmet müesseselerine.

“Bağrınızı açıp bizi koruyordunuz. Yokluğunuzu ne kadar da çabuk hissettirdiniz!” diye sesleneceğimiz hizmet abla ve abilerimiz vardı.

Artık hiçbirimiz güvende değildik.

“Allah, vekil olarak bize yeter!” demek ve iradenin hakkını vermek zamanıydı. Acele etmek gerekiyordu.

Kur’an’ın kerameti ile ikramlanmayı dileyerek tefe’ül ettim:

“Sen ve beraberinde olanlar gemiye yerleşince de ki: “Bizi o zalim toplumun elinden kurtaran Allah’a hamd ü senalar olsun! Ya Rabbî, beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuklayanların en iyisi, en mükemmelisin. (Hayru’l münzilîn’sin)” (Mü’minûn, 28, 29).

Beni işaret eden şer parmakların, iftira dolu gazete manşetlerinin arasından sakince geçerek yürüdüm.

Beraberimdeki arkadaşımla gökyüzü gemisine yerleştiğimde, menzilime varıncaya kadar bu ayetleri tekrar edip gözyaşı döktüm. Hicret mahallim benim için “kutlu bir yer”di artık.

Ve şüphesiz Rabbim, konuklayanların en hayırlısı…

BİR BİLİNMEZE DEĞİL RABB’E YOLCULUK ETMEK

Vardığım menzilde kardeşliği buldum.

Bütün yaralanmışlıkları, incinmişlikleri hissettirmeden onaran katışıksız, bulaşıksız, dupduru bir kardeşlik ikliminde sağaldım.

Bizden önce gelenlerin kendi çektikleri sıkıntıları bize çektirmeme çabasında yok oldu tüm ihtiyaçlarım.

Bir yaralı ceylanlar, kanadı kırıklar kulübüydük. Münkesir kalplerimizi ancak birbirimize sokularak teselli edebiliyor, bir hakikatin etrafında toplanmak için kelimenin tam manasıyla can atıyorduk.

Yaparken yapıldım. Koşarken dinlendim. Anlamaya çalışırken çözüldü kalemim, dilim.

Bedir Harbi’nde Hazreti Ebû Bekir’in oğlu ile, Hazreti Ebû Ubeyde bin Cerrah’ın babasıyla, Hazreti Hamza’nın kardeşiyle karşı karşıya gelişinin tüm akrabalık bağlarının yeniden tanımlanması anlamına geldiğini kavradım. Safları kavmin de, kabilenin de belirlemediğini.

Yol kardeşliğinin, kan kardeşliğinden daha önemli olduğunu…

Cümle cümle geçtim Üstadımızın, müthiş bir zamanda, dehşetli düşmanlar karşısında, şiddetli baskılar altında ve salgın hastalık gibi hayatı kuşatan bid’alar arasında gayet az, zayıf ve kuvvetsiz olduğumuzu anlatan satırları üzerinden.

Gördüm ağır, büyük ve kudsî bir vazife olan vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’aniye’nin omuzumuza ihsan-ı İlahi tarafından konulduğunu.

Kendi yalnızlığımız içinde sadece kardeşlikle çoğalabildiğimizi.

O yükü taşıyacak ihlas sırrına ancak aynı çizgi üzerinde birleşmek anlamına gelen “vifak,” ve bu birliğin insan ruhunda tabiat haline gelmesi demek olan “ittifak”la bürünebileceğimizi.

Sosyal hayattaki dayanışmayı şefkatten doğan hissi kardeşlik kadar, hikmetten beslenen mantıkî kardeşliğin sağladığını öğrendim.

SUÇLAYICI DEĞİL HATIRLATICI OLMAK

Mademki Hak yolcusunun meşrebi, onun manen beslendiği menba, âb-ı hayat içtiği kaynaktır, meşrebimiz aynıysa öykülerimiz benzer olmasa da hakikatlerimiz ortaktır.

Mesleğimiz “haliliye,” meşrebimiz “hıllet”se, hepimizin yolu Hazreti İbrahim’e çıkar/çıkacaktır. Hıllet, “en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak” vasfı değil midir?

“Zamanın gürültüsü”nün kulakları sağır ettiği bir dönemde hakikat ehli için o gürültüyü bastıracak tek şey kardeşliğin fısıltıları olabilir ancak.

Üstad’ın sert kaya ve taş parçalarını “ipek gibi” yumuşacık köklerin delip geçtiğine yaptığı vurgu da biraz bu olsa gerek.

Bu yüzden kardeşliği zedeleyen her türlü davranış karşısında suçlayıcı değil, hatırlatıcı olmak zorundayız.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

ABD, seyahat uyarılarını 4 kategoriye ayırdı; Türkiye ‘riskli’ kategoride yer aldı

SONRAKİ HABER

Greece seizes ship bound for Libya carrying explosives loaded in Turkey

BENZER HABERLER

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş
Genel Gündem

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Eylül 25, 2026
Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…
KONUK YORUM

Saray Rejimi, yargı dosyalarını ‘çeşitlendiriyor’: Sıra yol arkadaşlarında…

Eylül 6, 2026
15 Temmuz’da cezaevi sürecini yaşadı: Gazeteci Haşin Söylemez vefat etti
KONUK YORUM

Tehciri gördü, tenkili yaşadı: Gazeteci Haşim Söylemez’le “ötekiler”in izinde…

Ağustos 23, 2026
İsviçre’de vefat: Toprağın bağrına düşen bir tohum daha…
KONUK YORUM

İsviçre’de vefat: Toprağın bağrına düşen bir tohum daha…

Ağustos 13, 2026
AİHM’in tarihi kararındaki isim Şaban Yasak: “55 ay hapis yattım, umudumu ve mücadeleyi bırakmadım, vazgeçmeyin
KONUK YORUM

AİHM’in Şaban Yasak kararına uyulursa ne olur?

Mayıs 10, 2026
Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi
KONUK YORUM

Dr. Selami Er yazdı/ Ahmet Turan Alkan: Bir kalemin vedası, bir yargı travmasının hikâyesi

Şubat 3, 2026
  • All
  • Manşet
Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında
Manşet

Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında

by adminzaman
Eylül 26, 2026
0

Havuz medyasının yıllardır Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerinden Hizmet Hareketi’ne yönelik sürdürdüğü iftira ve karalama kampanyası devam ederken, yanlış koordinatları veren...

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Eylül 26, 2026
KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

Eylül 26, 2026
Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Eylül 26, 2026
Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Eylül 26, 2026
Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Eylül 26, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM