• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Yusuf İslam: İstanbul’dan ev aldım oraya aşığım

2015/01/01
in Gündem
2
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını yıllardır takip eden aile avukatı da gözaltına alındı

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Avustralya’da hayat hikâyesinin konu edildiği müzikal oyunla ilgili sorularımızı cevaplayan Yusuf İslam : “ Avustralya çok geniş ve imkânlarla dolu, büyük bir fırsatlar ülkesi. İnsanlar burada yeni bir hayat kurmak için geliyorlar. Eğer çalışmaya gayret etmeye hazırsanız, bunun ödülünü alabileceğiniz bir ülke burası. Ayrıca nasıl söylesem, politik bir dürüstlükleri var. Tabi her zaman olmayabilir. Ama çoğu zaman öyle. Şeffaf bir yapı yani. ”dedi.

Avustralya’nın Melbourne şehrinde hayat hikayesinin konu edildiği Moonshadow isimli müzikal oyununu sergilemek için gelen Yusuf İslam, tiyatro oyununu Türkiye’de de mutlaka sergilemek istediğini belirtti. Princess Theatre’da sergilenen müzikal oyunu müzikalin sahne illüstrasyonlarını ise Türk sanatçı Doğan Ür tarafından gerçekleştiriliyor. İstanbul’u çok sevdiğini ifade eden ünlü sanatçı, “İstanbul çok harika bir şehir. Atmosferi, havası, ortamı çok zengindir. Kültürü ve enerjisiyle dünyanın en harika yerlerinden birisi. Çok dinamik bir şehir, sizi hemen içine çekiveriyor. Bu yüzden, ilk ziyaret ettiğimden bu yana İstanbul’a aşığım ben. Bu arada İstanbul’da bir evim olduğunu da belirteyim. Aynı zamanda orası benim evim yani. Bu nedenle söz konusu oyunu, tiyatro oyunumu, mutlaka Türkiye’de de sahnelemek istiyoruz.” dedi. Yusuf İslam Melbourne’de gazetemize özel röportaj verdi.

Sergilediğiniz oyunla izleyiciye hangi mesajı vermek istiyorsunuz?

Tiyatro, Yusuf İslam’ın hayat serüvenini konu alıyor. Oyunumuzda farklı seviyeler var, örneğin manevi bir yönü var, sosyal bir yönü var, aileyi ilgilendiren bir yönü de var. Kısacası, oyunun ana merkezinde benim zaman içinde farklı farklı yönlere meyleden hayat serüvenim yer alıyor. Ben pek çok insanın yaptığı gibi kendi sınırlarım içinde kalmak yerine o sınırlara seyahat etmiş bir insanım. Bu, insanın kendi arzuları yönünde oluşturduğu bir çeşit rahatlık dairesidir.

Bu tür bir yaklaşım var hikâyemizde. Oyunu Avustralya’nın diğer şehirlerinde de sahnelemek istiyoruz. Bunun dışında Amerika’daki Broadway yapımcıları da gösteri ile yakından ilgileniyorlar. Oraya da gideceğiz. Ümit ediyorum ki bu gösteri dünya ülkelerinde sahnelenecek. Bu arada oyunu mutlaka Türkiye’de de sahnelemek istiyoruz. Bunu çok isterim.

İnsanlarla olan diyalogunuz nasıl? Size olan ilgi beraberinde sıkıntı getiriyor mu?

Hayır, öyle bir bunalma hissetmiyorum. Biliyorsunuz eskiden müzik gurubu, Beatles hayranları için Beatelmania tabirini kullanırlardı. Benim için de, tam olarak böyle değil ama özellikle Müslüman olduktan sonra bir çeşit Yusufmania denilebilecek bir ilgi oldu. Hatta bir ülkede şarkılarımdan birisi milli futbol takımının marşı bile oldu. Bunun gibi pek çok şey yaşadım. Benim babam Kıbrıslı. Bu yüzden barış için çalıştım hep. İnsanların birbirlerini daha iyi anlamaları için gayret ettim. Aslında bu düşünce Moonshadow isimli oyunumuzun da ana fikrini oluşturuyor. Orada birbirlerinden nefret eden, ancak bunun nedenini bilemeyen iki aile var.

Bu oyunu neden 5 ya da 10 yıl önce değil de şimdi sergiliyorsunuz. Zamanlamanın özel bir nedeni var mı?

Aslında bu oyun fikri üzerinde 10 yıldan bu yana çalışıyorum. Ancak bu seviyeye getirip olgunlaştırabilmek için 10 geçmesi gerekti. Bu hikâye için seyahat ettim, seminerlere katıldım, araştırmalar yaptım. Sonrasında 2010 senesinde Avustralya’da bir gezi turuna katıldım. O zaman Melbourne’da harika bir tiyatro kültürü olduğunu fark ettim. Çok açık düşünceliler. Avrupa’daki İngiltere, Londra ya da Amerika’daki Broadway’in aksine çok açık görüşlüler. Zira bizim oyunumuz oldukça farklı bir müzikal gösteri. Bu yüzden, bu tür bir hikâye için, ön kabulü olan, açık görüşlü insanlara ihtiyacımız vardı. Bizimki geleneksel bir müzikal değil.

Batı kültürü içinde yetişmiş fakat hem Batı’da ve hem de doğu kültürünü taşıyan sevenleriniz var. Bir sanatçı olarak bu duyguyu nasıl tarif edersiniz?

Doğrusu, bu pozisyonda olmak çok güzel bir şey. Bundan hoşlanıyorum ve bunun Allah’ın bir lütfü olduğunu düşünüyorum. Ama öteden beri böyle bir pozisyonum vardı galiba. Ebeveynlerim tartıştığında da aralarını bulmaya çalışırdım. Barış olsun isterdim. Bu pozisyon daima benim hayat hikâyemin bir parçası oldu.

Batı kültürü içinde eskiden olmadığı kadar çok Müslüman yaşıyor. Bu konuda tarafların yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben bu noktada kendi adıma, müzikle üzerime düşeni yapmaya ve çok farklı düşünce yapılarına sahip insanların birbirlerini anlamalarını sağlamaya çalışıyorum. Müzik, farklı insanların kalplerinde birbirine benzer etkilenmeler oluşturuyor. Bunun nasıl olduğunu açıklayamıyorlar. Ama işlevini yerine getiriyor. Bu çok önemli bir işlevdir. Müzik, gerilimi azaltıyor. Bu aynı zamanda bir eğitimdir. Şarkıların sözlerine de böyle yaklaşıyorum.

Onları yazarken, sadece bir şarkı daha yazmış olayım diye yazmıyorum. Sözlere mesajlar yüklüyorum. Genellikle şarkılarımın arkasında birer hikâye oluyor. İnsanlara hikâyeler anlatıyoruz. Bu insanlık tarihindeki iletişim sanatının bir parçasıdır. Bu hikâyelere baktığımız zaman, genellikle birilerinin bir başarma hayaliyle içine girmiş olduğu mücadeleyi ve fedakârlıkları görüyoruz. Bir amaç vardır ve genellikle birileri bu hayalin gerçekleşmesine engel olmaya çalışır. Mutlaka bir muhalif vardır yani. Bu kalıp genellikle bütün hikâyelere uyar.

İslamiyet ve Hıristiyanlık mensupları arasındaki ilişkilerde sizin gözleminiz nasıl?

Benim kanaatime göre, Hıristiyanlık İslamiyet’in temel köklerinden biridir. Önceki semavi dinler, kitapları ve peygamberleri olmasa İslam da olmazdı. Bu açıdan aslında hepsi bir tektir. Yani esas itibarı ile özleri itibarı ile aralarındaki bağ zaten çok güçlüdür. Problem insanların dinin orijinal mesajından ne kadar ayrı bir şekilde eğitilmiş olmalarından kaynaklanıyor.

Dinin aslı dışında, gelenekler, alışkanlıklar ve kültürel adetlerle öğretilmesi sorunu var ki bu dinin kendisi ile de bağdaşmıyor aslında. Problem burada başlıyor. Yani insanlar kendi dinlerinin cahili olunca onun için nasıl mücadele etsinler. İnsanlar elzem olduğuna inandıkları şey için mücadele ederler. Elzem olan şey ise doğru ve gerçek olan şey olmalıdır. Gerçek olan şey ise, Yüce Yaratıcıya inanmak ve başkalarına karşı iyi olmaktır. Bu açıdan çok basit.

Yeterince iş birliği olmadığı için günümüz dünyasının sorunlarına çözüm üretme konusunda kaçırılmış fırsatlar olduğunu düşünüyor musunuz?

Müslüman olduktan sonra ilk fark ettiğim şeylerden birisi, Müslümanlar içinde ne kadar farklı kişisel çıkarlar olduğu idi. Pek çok müdürlükler, başkanlıklar ve iç çekişmeler. Ama İslamiyet içinde değil, Müslümanlar arasında. Hıristiyanlara baktığımızda ise iki farklı kilise. Biri diğerine karşı. Kimse diğerinin kilisesine gitmiyor ve birbirlerinden tamamen farklılar. Bu parçalanma ve bu ayrışma problemin de bir parçasını oluşturuyor. Bu öyle birden bire ortadan kalkacak bir problem değil. Ama daha iyi eğitim, başkalarına karşı daha fazla sevgi ve saygı çözümün de yoludur diye düşünüyorum.

Avustralya’yı ile ilgili duygularınızla alarak, son sorumuzu sormuş olalım.

Avustralya çok geniş ve imkânlarla dolu, büyük bir fırsatlar ülkesi. İnsanlar burada yeni bir hayat kurmak için geliyorlar. Eğer çalışmaya gayret etmeye hazırsanız, bunun ödülünü alabileceğiniz bir ülke burası. Ayrıca nasıl söylesem, politik bir dürüstlükleri var. Tabi her zaman olmayabilir. Ama çoğu zaman öyle. Şeffaf bir yapı yani.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Yine karakol baskını: 8 şehit

SONRAKİ HABER

Avustralya’da Müslümanlar, medyanın zaman zaman taraflı yayınlarından dolayı yanlış anlaşılıyor

BENZER HABERLER

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler
Gündem

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

Eylül 26, 2026
Gülen’in avukatı: Yazıcıoğlu soruşturmasına takipsizlik verenler halen görevde
Gündem

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını yıllardır takip eden aile avukatı da gözaltına alındı

Eylül 26, 2026
Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş
Genel Gündem

Gazetecileri hedef gösteren Havuz Gazetesi Sabah da Kozinoğlu’nu çekmiş

Eylül 25, 2026
PERİNÇEK: 28 ŞUBAT’IN HEDEFİ FETHULLAH HOCA’YDI, ŞİMDİ 28 ŞUBAT’TAN DAHA İLERİ SEVİYEDEYİZ
Gündem

Kozinoğlu davası: Doğu Perinçek ifade verdi, senarist Özbek tutuklandı

Eylül 24, 2026
MİT tırları ve Hrant Dink cinayeti davasının savcısı İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atandı
Gündem

Yargıda rüşvet operasyonu: 5 hakim ve savcı açığa alındı

Eylül 23, 2026
Rejim yargısı karar verdi:Mahkemede “Bizi susturmak istiyorlar” diyen Kuytul Hoca ve eşi tutuklandı
Gündem

Alparslan Kuytul’a zulüm aralıksız sürüyor: Tecritte tutuluyor, temel haklarına engel

Eylül 23, 2026
  • All
  • Manşet
Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında
Manşet

Hizmet Hareketi’ne Yazıcıoğlu iftirası: Yanlış koordinatları AKP’li Ünal verdi, aramaya gidenler gözaltında

by adminzaman
Eylül 26, 2026
0

Havuz medyasının yıllardır Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerinden Hizmet Hareketi’ne yönelik sürdürdüğü iftira ve karalama kampanyası devam ederken, yanlış koordinatları veren...

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Üniversite öğrencileri aileleri üzerinden fişlenmiş

Eylül 26, 2026
KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

KHK’lı pilot: Karanlık odaya kapattılar, ‘Sana tecavüz etmek bize helal’ dediler

Eylül 26, 2026
Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Avustralya’da eş vizelerinde yeni dönem: Yurt dışında bekleme süresi uzuyor

Eylül 26, 2026
Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Rejim medyası, Ankara’da intihar eden emeklinin dramına kör ve sağır

Eylül 26, 2026
Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Queensland’de ürküten tablo: Koruma altındaki 91 çocuk hayatını kaybetti

Eylül 26, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM